27 Nisan 2016 Çarşamba

DÖN DÖN DURMA

                              
Az önce yazdıgım koca yazı şak diye silindi. Neyse bir daha yazarım . Hayatta böyle çabalarız ve bir anda boş, puf. Önemli olan enerji,içimizdeki gücü  ayakta tutma.Buhranlı ve hareketsiz kendini kilitlemeli bir dönemdeydim . Durdum silkelendim. Hayatta kötü şeyler oluyor,adaletsizlik,yıkımlar,acılar ama unutmamam gerek şey bu kötülükleri de biz yapıyoruz güzel seyleri de yani çıkıp uzaylılar hala katletmedi bizi , biz kendi kendimizi katlediyoruz. Ben insanları çok seven birisi değilim.Yalnız yaşamaya alışkın,bundan rahatsız olmak yerine huzurlu olan bir insanım.Neyse yine konudan konuya atlıyorum. Bir şeyler üst üste gelmeye başlayınca ,oturup evrenin bunu düzeltmesini beklemek yerine çünkü evren iyi ve cömert biri bizi terketmez naparsak yapalım yine de ben beklemek yerine kalkmayı ve bu sefer farklı koşmayı seçiyorum.Hayat kısa ve kuşlar uçmasın sadece bizde uçalım. İçimizdeki o yaşanmışlık gücü farkedelim. Aynaya bakarken saçına,rujuna da bak ama bir de gözlerine bak kendine yani "sen kimsin? ne yapıyorsun? " de. İnsanların  şu şöyle dediğini duyuyoruz bu sefer de sen söyle "sen öyle misin?" gerçekten. Bu sefer kendini sorgula.
                                                                (reklam kokusu)
                  Sabahları okula gidip,ordan işe geçtiğim ve gece yarılarına hatta sabahlara kadar
çalıştıgım sabah beşte işten cıkıp sabah dokuzda gittiğim dil kursu bir yandan arkadaşlarımla eğlendiğim bir hayatım var.Okuyorum,çalışıyorum,eğleniyorum,içiyorum ,yoruluyorum , uyumuyorum karşılıgında maddi olmasa da belki manevi bir sürü güzel dolu yatırım yapıyorum.Hala istedigim yerde hayatta değilim belki ve güzel hayatımda yok,bir seyler sürekli boka sarıyorda olabilir umrumda değil yanan kağıdı neresinden tutsam söndürsem yanmıs kısımla kendi sanatımı icra etsem kar . Yapmaktan zevk aldıgım seylerinden peşinden gittiğim sürece biliyorum hayallerim bir yerlerde beni bulucaklar onlar sadece onlara koşmamı bekliyor.Bu fazla hayalperest bir yazı oldu galiba bence değil. Hayalperestlik yattığımız yerden hayal kurmaktır ben hareketten bahsediyorum.Çok ütopik hayallerimiz olup çok şeyde isteyebiliriz hayal bu parayla degil tabi isticem.Çok hayalperestsin diyenlere kulak vermeyin onlar kendilerini dertlerine teslim edip evrenin yavaş yavaş verdikleriyle yetinen tiplerdir. Mesela sen milyonlara çalmak istersin seversin müziği uğrasırsın milyonlara çalmasanda kendi kitlen oluşur ve belki de bu milyonlara çalmadan daha iyidir senin için. Dünyanın dönme hızı yavas geliyorsa al eline sen döndür.Yine çok konuştum değil mi ya neyse susuyorum daha çamaşır yıkacagım .